Karısı mı, Arkadaşları mı… ooo My Got !
- Sümbül Gazel
- 12 Eki 2025
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 26 Eki 2025

“Arkadaşlar 1 – Karısı 0”
Bir Koç erkeği için “Ben mi, arkadaşlarım mı?” sorusu, bir sevgi testi değil, mantık hatasıdır. Bu, “nefes almak mı, su içmek mi?” diye sormak kadar anlamsızdır. Çünkü cevap, sorunun sorulduğu anda zaten bellidir; sadece bunu duymak istemezsiniz.
Bu can alıcı soruyla karşılaştığında, önce size sanki evrenin en zor denklemini sormuşsunuz gibi bakar. Bir anlık bir duraksama yaşar. Ve sonra, bu soruyu hafızasından tamamen silerek, hiçbir şey olmamış gibi arkadaşlarıyla olan maça veya yemeğe yetişmek için hazırlanmaya devam eder.
Eğer onu kapıda yakalayıp bir cevap için sıkıştırırsanız, size o meşhur ve dâhiyane savunmasını sunar: “Ama hayatım, sen zaten benim bir parçamsın. Seni seçmeme gerek yok ki!”
Bu cümle, bir Koç erkeğinin kendini aklama sanatında ulaştığı kara kuşaktır. Bu cümlenin Türkçe meali şudur: “Sen zaten cepte ve garanti olansın, ama arkadaşlarımın maçı bir daha tekrarlanmayacak.” Seçimini yapmıştır, ama bunu öyle bir paketler ki, siz bir anlığına kendinizi gerçekten özel hissedebilirsiniz.

İşin en komik yanı, onun bu mantığa gerçekten inanmasıdır. Zihninde, arkadaşlarıyla dışarı çıkmak, sosyal bir “madalya” kazanmak gibidir; evde sizinle oturmak ise yapılması gereken bir “mesai”dir. Bu yüzden her krizden sonra kendini, hem bağımsızlığını koruyan hem de görevlerini (bir şekilde) yerine getiren bir kahraman olarak görür. O sırada sizin yan odada dişlerinizi sıktığınız gerçeği ise, onun kahramanlık hikayesindeki önemsiz bir detaydır.

